Trive Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmede, geçtiğimiz hafta ABD’nin federal borcunun tarihte ilk kez 40 trilyon dolar seviyesini aştığı, bozulan enflasyon beklentileriyle uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinde oluşan arz fazlasının fiyatları aşağı çekerek getirileri 2007’den bu yana en yüksek seviyelere taşıdığı ifade edildi.
Değerlendirmede, normal şartlarda nominal tahvil getirileri ile ons altın arasında ters yönlü bir ilişki bulunduğu, getirilerin yükselmesinin getirisi olmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırarak değerli metali baskıladığı aktarıldı. Ancak mevcut döngüde bu ilişkinin tersine döndüğü ve hem tahvil getirilerinin hem de altının eş zamanlı yükseldiği belirtildi.
Bu durumun temel nedeninin, ABD Hazine tahvillerine yönelik ilginin ülkenin mali görünümüne ilişkin derinleşen endişelerle azalması olduğu ifade edilen değerlendirmede, piyasaların artan getirileri büyüme veya sıkılaşma sinyali olarak değil, borç sürdürülebilirliği ve tahvil arz fazlasına ilişkin risk primi olarak fiyatladığı kaydedildi.
Trive Yatırım, bu ortamda altının, özellikle Asya ülkeleri başta olmak üzere merkez bankalarının sağladığı yapısal destekle tahvillerin yerini alan alternatif bir güvenli liman konumuna taşındığını belirtti. Altının 4 bin dolar seviyelerinde uzun süre sıkıştığı bandın dışına çıkarak yeniden gündeme geldiği aktarıldı.
Değerlendirmede, ABD Hazine Bakanı Bessent’in geçtiğimiz hafta uzun vadeli tahvillerde geri alım operasyonlarını en az iki katına çıkaracaklarını açıklamasının ardından tahvil getirilerinde ilk etapta gerileme yaşandığı ancak getirilerdeki yükselişin temel nedenlerinin devam etmesi nedeniyle bu etkinin kalıcı olmadığı ifade edildi.
Nominal getirilerde yükseliş eğilimi sürerken enflasyon beklentilerine endeksli reel getirilerde yönün aşağı döndüğünü belirten Trive Yatırım, bunun altındaki yükselişi büyük ölçüde açıkladığını değerlendirdi. Metalin klasik reel getiri kanalıyla hareket ettiği, nominal getiri-altın ilişkisinin ise mali endişeler nedeniyle geçici olarak ayrıştığı aktarıldı.
Reel getirilerdeki gerilemenin, enflasyon beklentilerinin tahvil getirilerindeki artıştan daha hızlı bozulduğuna işaret ettiği ifade edildi.
Teknik görünüm açısından ons altının mayıs ayından bu yana en yüksek seviyelerinde seyrettiğini belirten Trive Yatırım, 4 bin 570 dolar üzerinde kalındığı sürece değerli metalde pozitif eğilimin korunacağını öngördü.
Değerlendirmede, ABD-İran ilişkilerindeki gerilimin son günlerde artması ve buna bağlı olarak petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin enflasyon beklentileriyle birlikte güvenli liman talebini artırabileceği belirtildi. Tahvil piyasalarının, Fed’in ihtiyaç duyduğu sıkılaşmayı zaten sağladığı gerekçesiyle faizlerin sabit bırakılmasını halen ana senaryo olarak fiyatladığı aktarıldı.
Trive Yatırım, ılımlı seyredecek PCE ve TÜFE verileri ile güvercin bir Fed tonunun ons altında 4 bin 770-4 bin 890 dolar bandını hedef konumuna getirebileceğini değerlendirdi.
Bununla birlikte Jackson Hole Sempozyumu’nun ikinci gününde konuşacak Fed Başkanı Kevin Warsh’ın piyasaları enflasyonla mücadeledeki kararlılık konusunda yeniden ikna etmesi halinde farklı bir senaryonun ortaya çıkabileceği ifade edildi. Bu durumda kısa vadeli tahvil getirilerinin yükselirken uzun vadeli getirilerin gerileyebileceği ve getiri eğrisinin düzleşebileceği belirtildi.
Bu senaryoda ons altının, savaşın devam etmesine rağmen ağustos öncesindeki dönemde olduğu gibi yeniden baskı altına girebileceği aktarıldı. Trive Yatırım, 4 bin 570 dolar seviyesinin altına sarkan fiyatlamaların 4 bin 330-4 bin dolar bandını yeniden mümkün kılabileceğini öngördü.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 korfezden.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.