Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
"Artık yavaş yavaş veda etmeye hazırlandığımız Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik ediyorum. Rahmet ve bereket halkasının dalga dalga yayıldığı bu mübarek günlerin, ülkemize, milletimize ve İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Mimari zenginliğiyle, tarihi derinliğiyle, beşeri ve kültürel çeşitliliğiyle, iki kıtanın bir boğazda aşina olduğu bu eşsiz şehrin, şehirlerin sultanı aziz İstanbul’un havasını soluyoruz. Birazdan inşallah Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin birinci etabının temelini atacak, ayrıca yapımı tamamlanan 16 hizmet binamızın resmi açılışını gerçekleştireceğiz.
Hem yeni tıp fakültemiz hem de çiçeği bununda hizmet binalarımız üniversitemize, İstanbul’umuza, öğrenci ve hocalarımıza, hasta ve yakınlarına hayırlı ve uğurlu olsun diyorum.
Hekimlerimizle birlikte tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyor, sağlık ordumuzun her bir mensubuna emekleri, hizmetleri ve gayretleri için yürekten teşekkür ediyorum.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin dönüşüm çalışmaları, büyük Marmara Depremi akabinde başlatılmış fakat ne yazık ki son derece yetersiz ve sınırsız kalmıştı. Güçlendirme ve yeniden inşa faaliyetlerini daha etkin bir hale getirmek üzere 2013 yılında yeni bir süreç yönetimi planladık.
Hastanemizi hem başka bir yere taşımamız hem de depreme dayanıksız olan eski binayı yıkıp aynı yere yenisini inşa etmemiz gerekiyordu. 2018’den itibaren tüm bu çalışmalar yeni kurulan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bünyesinde devam ettirildi.
Proje üç etaplı tasarlandı ve eş zamanlı olarak hem inşaata başlanması hem de eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi hedeflendi. Bu amaçla normalde son etap olarak inşası planlanan alana yaklaşık 40 bin metrekare büyüklüğünde 23 adet çelik konstrüksiyon bina inşa edildi.
Bu sayede hem burada öğrenim gören gençlerimizin eğitimleri kesintisiz şekilde devam etti hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin devamı sağlandı.
Bu süreçte tabii ki hızımızı kesen gelişmelerle de karşılaştık. Hastanemiz arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığı için burada kazı çalışmaları da yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen kazı çalışmaları kapsamında binlerce eser gün yüzüne çıkartılıp, tasnif edilerek İstanbul’umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu.
Bin yılı aşkın bir tarihe sahip ve yaklaşık 200 metre büyüklüğündeki su sarnıcı da bunlardan biriydi. Çok özel ve yeni teknikler kullanmak suretiyle bu yapıları yine Cerrahpaşa’da bulunan başka bir alana taşıdık.
Arkeoloji literatüründe örnek gösterilen bu işlem neticesinde ilk kez İstanbul’da, üç boyutlu bir tarihi yapı bir yerden başka bir yere başarıyla nakledildi.
Öte yandan tüm bu süreçte karşımıza çıkan şu üzücü hadiseyi de sizlerin takdirine bırakıyorum. Burada Türkiye’nin ilk ve en büyük tıp müzesi olan Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi de yer alıyor.
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin en önemli eserlerini barındıran bu müzenin restorasyonunu merhum Kadir Topbaş döneminde imzalanan protokolle 2019’da tamamlamıştık. Yani üç yıl içerisinde verilen sözler tutulmuştu. Ancak protokol restorasyonla birlikte, müze envanterinin bakım, tasnif ve sergilenmesiyle ilgili de süreçleri de kapsıyordu. 2019’dan sonra İstanbul’un başına gelenler protokolün de başına geldi.
Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmedi. Bundan dolayı müzedeki 40 bini aşkın eserin teşhir ve tanzimi için gerekli çalışmalar uzun süre yapılamadı.
Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza devam ettik. Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat depremlerinden sonra ise Marmara Depreminin ardından güçlendirilmiş olanlar dahil buradaki betonarme binaları dahil devre dışı bıraktık.
Covid-19 salgının da 45 gün gibi çok kısa sürede tamamlayıp hizmete açtığımız Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin kullanımına verdik. Şu anda buradaki depreme dayanıklı yeni binalarımız asli fonksiyonlarını sürdürürken, Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz de Atatürk Havalimanı'nın yanı başındaki acil durum hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.
Cerrahpaşa’daki eski binalar, birbirinden ayrı ve uzak noktalara inşa edilmişti. Hastalar, özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımız, buradaki yokuşları tırmanmakta güçlük çekiyordu. Röntgen çektirecek hastalar ambulansları kullanmak zorunda kalıyordu. Otopark alanı yok denecek kadar azdı.
Yaşanan ulaşım sıkıntılarının önüne geçebilmek için son dönemde önemli yatırımları hayata geçirdik. Bölgeyi tamamen revize ederek sahil yolundan Samatya’ya karayolu bağlantısını sağladık. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattını yenileyerek hizmete aldık. Bu hat üzerinden Cerrahpaşa’ya ulaşımı kolaylaştırmak üzere Yenikapı ile Samatya arasına Cerrahpaşa İstasyonu’nu ekledik.
İnşallah buradaki projemizi tamamladığımızda toplam 650 bin metrekare kapalı alana sahip, 150’si yoğun bakım olmak üzere 900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan; 3 bin araç kapasiteli kapalı otopark, helikopter pisti, eğitim ve yurt binalarının da yer aldığı modern, güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız.
Birazdan birinci etap temelini atacağımız yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binası, son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunacak. Proje kapsamındaki tüm hastane binalarımızı sismik izolatörle donatılmış ve depreme dayanıklı olacak şekilde tasarladık. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum."
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 korfezden.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.